Doğa savunucuları rant projesine karşı ses yükseltti

 Doğa savunucuları rant projesine karşı ses yükseltti

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Dörttepe Mahallesi Hasanbağı Mevkiinde yapılması planlanan tatil köyü projesinin durdurulmasını isteyen Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyeleri, Milas Belediyesi önünde yaptıkları basın açıklaması ile doğa katliamına karşı sesini yükseltti.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyeleri dün Milas Belediye binası önünde bir araya gelerek, binlerce filamingo ve yüzün üzerinde kuş türünün bulunduğu koruma altındaki Tuzla Sulak Alanı yanına iş insanları Ali Ağaoğlu ve Besim Tibuk ortaklığında yapılacak tatil köyü projesi için inşaat ruhsatı verilmesini protesto etti,

projenin iptali için ortak basın açıklamasında bulundu.  

ÖLÜM FERMANINA GEÇİŞ İZNİ VERENLERE SESLENDİLER

Muğla Çevre Platformu adına basın açıklamasını yapan MUÇEP Milas Eş Sözcüsü Neşe Tuncer, Bargilya Tuzla Sulak Alanı hakkında yapacakları bir açıklamayı kuşların, tuzcul çayırların, lagünün yanı başında değil de Milas Belediyesi önünde yapmak zorunda kaldıkları için üzgün olduklarını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi “Biz binlerce yıllık tarihe dayanan ekolojik ve kültürel bağların hepimizin yaşamı açısından önemini kavramış bireyler olarak, şimdi burada Milas’ta, Milas sınırları içinde olmakla beraber, ne sadece Milas’a ait olan ne de kaderi sadece halihazırdaki kamu yöneticilerine teslim edilebilecek bir alanın önemini yeniden hatırlatmak ve bu alanın ölüm fermanı niteliğindeki projeye geçiş izni verenlere karşı sözümüzü söylemek üzere buradayız.

‘TURİZM KENTİ YAPARAK SULAK ALAN KORUNABİLİR Mİ?’

Bu bağlamda, ne demiştik ve ne soruyoruz: Bargilya Tuzla Sulak Alanı bir lagün ekosistemi ve hayatta kalması çevresindeki su toplama havzalarının korunmasına bağlı. Sizce lagünü besleyen su toplama havzasına, sulak alanın tampon bölgesine bir “turizm kenti” yapmak ile sulak alan korunabilir mi? Sulak alan sadece su yüzeyinden, göl aynasından mı ibarettir? Bargilya Sulak Alanı, Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ve Kesin Korunacak Hassas Alan olarak en üst seviyede koruma statülerine sahip. Yetkililer için tercüme etmek gerekirse, deniyor ki, “buraya zarar verebilecek herhangi bir işleme izin verme. Yaşat. Koru.” 26 Haziran 2021’deki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “kesin korunacak hassas alan” ilanından sonra, Bargilya Sulak Alani için “koruma amaçlı imar planı” hazırlanmış mıdır? Bu yönde bir çalışma var mıdır?

‘SİZİ İLGİLENDİREN SADECE İMAR KANUNU MUDUR?’

Son 25 yılda Sulak Alanı da içeren bölgede 13 kez üst ölçekli plan değişikliği ve 14 kez tarihi ve doğal koruma statüleri revize edilmişken, 90’lardan kalmış bir plan, olduğu gibi bugün geçerli olabilir mi? Bulunduğunuz mevki ve yüklendiğiniz sorumluluklar itibariyle sizi ilgilendiren sadece “imar kanunu” mudur? Çevre Kanunu, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği gibi hukuki normlar önceliğiniz değil midir?Buradan bağlayarak, şunu soralım, siz hiç Milas Belediyesi’nden bu sulak alanın korunması, tanıtılması, yaşatılması hakkında, tamamen kendi çabaları ve girişimleri olan bir etkinlik, proje, plan duydunuz mu? Bargilya ve Kindye antik kentleriyle beraber tarihi 3500 yıl geriye giden bu alanın uluslararası tanıtımı, dolayısıyla bölge halkına ekonomik destek açısından bir çalışmaları var mı?

DAVA DEVAM EDERKEN RUHSAT NASIL VERİLDİ?

Fakat öbür yandan, bu alanın tüm değerleri ile ölüm fermanı olan, Net Holding-Ağaoğlu ortaklığında yapılmak istenen devasa “turizm kenti” projesine nasıl yaklaştıklarını, nasıl yeşil ışık yaktıklarını hepimiz duyduk değil mi? Projenin ÇED olumlu kararına karşı açılmış iki dava varken, 11 bilirkişi “ÇED olumlu kararı uygun değildir.” diye rapor vermişken, şimdi projeye nasıl ruhsat vermek zorunda kaldıklarını anlatacaklar. Ruhsat vermek zorunda kalmaları ama korumak zorunda kalmamaları çok ilginç değil mi? Biz size faunası, florası, arkeolojik önemi, kültürel ve toplumsal bağları daha nice çok kıymetli hususu uzun uzun anlatabiliriz. Lakin şu sorunun altını çizerek bitireceğiz, bizlere, ruhsat vermek zorunda kaldıklarını anlatma çabasına girdikleri kadar, “onlara” korumak zorunda olduklarını ifade edebilselerdi… Ne dersiniz? Bununla da kalmıyor Sayın Muhammet Tokat… Milas’taki turizm potansiyelinin hayata geçirilmesi noktasında bu yıkım projesine karşı durulmaması gerektiğini söylüyor.  Sözün bittiği yer…”

‘KENTİN SADECE SAKİNLERİ DEĞİL SAHİPLERİYİZ DE’

TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Görkem Acar ise yaptığı açıklamada, gerçekleştirilmesi planlanan projenin rant ve çıkarlar doğrultusunda kente zarar verecek bir proje olduğunu vurgulayarak  “Bizler TMMOB mensubu olarak, teknik bilgi ile hareket eden; fenden ve bilimden uzak; kişisel çıkar ve rant için kentimizde gerçekleştirilecek ve kentimize zarar verecek tüm proje ve faaliyetlerin karşısında olduğumuzun altını çizerken; bu kentin sadece sakinleri değil, aynı zamanda sahipleri olarak; Tuzla Sulak Alanında gerçekleştirilmesi planlanan; basına yansıdığı şekliyle ‘Net Holding-Ağaoğlu Projesi’nin de rant ve çıkarlar doğrultusunda kentimize zarar verecek bir proje olduğunu; bu projenin gerçekleşmemesi için tüm teknik bilgimiz ve yasal haklarımızı kullanacağımızı bildirir; Milas Belediyesi’ni bir an önce verdiği yapı ruhsatlarını iptal ederek, yaptığı yanlıştan geri dönmeye davet ederiz. Bu özel doğa alanını gelecek kuşaklara koruyarak taşımak hepimizin görevidir”dedi.

Benzer Haberler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.