Anne başaramadım!

 Anne başaramadım!

Ehliyet almak için sürücü kursuna giden Hilal Kırgöz’ü (21) tacize başlayan ve 6 ay boyunca ailenin hayatını kabusa çeviren direksiyon öğreticisi Önder Lafçı (43) araçla genç kızı yaşadığı Tunca Mahallesi’nde silah zoruyla kaçırmaya çalıştı. Direnen ve kaçmaya çalışan genç kız tacizci tarafından silahla sırtından vuruldu. Omur iliği zarar gören ve kurşunun hala vücudunda bulunduğu genç kız Merkez Efendi Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda ve belden aşağısını hareket ettiremez durumda.  Hilal’in annesi Zeynep Kırgöz, tacizciyi sürekli şikayet etmelerine rağmen hukukun ve polislerin kızını korumadığını söyledi. Hukuka, haklılığını bir türlü inandıramayan genç kız yoğun bakımda annesine ‘‘Anne başaramadım. Silahı kulağımın içine soktu ama başaramadım’ dedi.

Tunay Aktaş

Kızının içinde bulunduğu durumdan dolayı acı çeken anne Zeynep Kırgöz, “Kızımı sürekli rahatsız ediyordu. Bizde bunu görünce polise gittik. Polis bize yardım eder diye düşündük. Uzaklaştırma kararı aldılar. Bize, siz bir şey yapmayın biz gerekeni yapacağız dendi. Yine  rahatsız edince tekrar polise gittik. Yine uzaklaştırma aldı, 3 kere uzaklaştırma aldı. Polisin tedbirleri çok zayıf. Sizi öldürürüm diye tehdit mesajları attı. Kardeşiyle, babasıyla tehdit etti. Ben bu adamı pazarın başında gördüm, beni takip ediyordu. Bunları polise anlattım. Polis, siz mesaj atmayın suçlu olmayın dedi. Tamam anladım da bu adamın birsürü tehdit mesajı var. Bunları içeri almıyorlar ben neden mesaj atınca suçlu oluyorum. Dediler ki biz gerekeni yapacağız, Hilal’i koruyacağız. Biz yaparız, ederiz dediler ama hiç birşey yapmadılar. Sadece arayıp rahatsız eden var mı diye soruyorlar. Ne bileyim ben. Kızım bunu her taraftan engellemiş. İnstagramdan engellemiş, facebooktan engellemiş, whatsapptan engellemiş, normal numaralardan engellemiş. Ama şahsın bir tane numarası yok ki, birsürü numarası var” dedi. Baba Veysel Kırgöz ise, “Her gittiği sürücü kurusunda 3 tane 5 tane kıza taciz ediyor. Ve en son gittiği, servis şoförlüğü yaptığı şirkette güvenliğin kızına saldırmış. Bu mu yani. Bu insan niye toplumun içinde geziyor” dedi.

‘SAVCI HER SEFERİNDE SERBEST BIRAKTI’

Hukukun ve polisin kızını korumadığını söyleyen Zeynep Kırgöz, “6 ay boyunca sürekli rahatsızlık verdi. Polise gittim, eğer dedim siz bir şey yapmayacaksanız ben kendim yapacağım. Hayır dediler sen suçlu olursun. Sen yapmayacaksın ben yapmayacağım kim yapacak. Polis dosyayı hazırlıyor, savcıya gönderiyor. Savcı her seferinde adamı geri bırakıyor. Tamam da ben polise güvenmeyeceğim, hakime güvenmeyeceğim, savcıya güvenmeyeceğim, ben kendim bir şey yapmayacağım. Benim kızım neden yatıyor yoğun bakımda o zaman. Yatmasın. Hani polisler koruyordu ya.

Bu şahsın bir tane emekli polis abisi varmış. Daha önce trafikte çocuğa çarpmış. Bunu karakola götürmüşler ve şahsın abisi bu adamı kıyafetlerini değiştirip arka kapıdan çıkarmış, kaçırmış. Kızıma diyormuş ki, ‘Beni polise şikayet etme. Ön kapıdan girerim arka kapıdan çıkarım. Bana kimse dokunamaz’. Bunun abisi neden polis olmuş o zaman. Kötü insanları koruyacaksa neden polis olmuş. Olmasaydı. Ben ne yapayım şimdi söyleyin, ben nereye gideyim. “

‘ANNE BAŞARAMADIM, BAŞARAMADIM

Kızım 6 aydır yalnız hiç bir yere gitmedi. Ya benimle ya da kardeşiyle giderdi. Polis dedi ki tek çıkmasın, bu şahsı gördüğünüzde biriniz video çeksin.  Video çekeceğiz ya, başka kanıt yok. Video çekerek bunu kanıtlayacağız. O gün kardeşiyle dışarıya çıktı. Kardeşinin okulda kursu vardı, Hilal’in de belediyede işleri vardı. Sonra kardeşiyle İstiklal okulunun orada karşılaşmışlar ama kardeşi ablasının vurulduğunu görmüş. Koşa koşa eve gelip bana haber verdi. Ben gittiğimde kızım kanlar içinde yerde yatıyordu. Anne ben iyiyim, ben iyiyim dedi ama kızımın iyi bir tarafı yoktu. Yerde yatıyordu. Ertesi gün hastanede ‘Anne başaramadım, başaramadım. Silahı kulağımın içine soktu ama başaramadım’ dedi. Daha ne yapsın benim kızım.

‘ONLARINKİ EVLAT DA BİZİM Kİ DEĞİL Mİ’

Kızımın şu anda belden aşağısı tutmuyor. Kurşun duruyor. Yoğun bakımda psikolojisi bozuk bir şekilde. Her yanına gittiğimde o iri gözleri sürekli dolu dolu. Ağlamıyor ama yaşlar akıyor. Bu aynısı savcının kızının başına gelse, polislerin kızının başına gelse, o şahsı koruyanların çocuklarının başın gelse ne yaparlar acaba. Onlarınki evlat da bizim ki değil mi. Hani nerede ben polis göremiyorum. Polisler yardım etmiş mi. Polise gittiğimde, ‘Bir tane değil ki, hangisini koruyalım’ deniyor. Yeterli değilse o zaman biz koruyacağız demesinler. Kendi işinizi kendiniz yapın desinler. Keşke bize bıraksalardı biz daha güzel yapardık onlardan. Benim kızımda şu an evde oturuyor olurdu. O pislikte cezasını bulmuş bir yerlerde ölmüş olurdu.

Polisin kızımı koruyacağına güvendik ama koruyamadılar. Bana ‘Onun  bir tane abisi varsa bak burada senin kızının birsürü abisi var’ dediler. Hani birsürü abi. Aradılar mı. Hastanede yatıyor kızım, bir kere aradılar mı. Hangi polis aramış. Şahıs yakalandığı  zaman bize haber vermediler. Biz gittiğimizde 10 dakika önce yakalandı dediler. Niye bizim hakkımız değil mi öğrenmek.

ÖMÜR BOYU HAPİSTEN ÇIKMASIN

Ömür boyu hapisten çıkmasın. Kapıma diktiği yandaşları varmış. Parayla diktiği çocuklar. Bunları yeni öğrendim onları da bulacağım. Köşelere adam bırakıyormuş. Merak etmesin onları da bulacağım. Bu işin peşini bırakmayacaağım. O duymuş, bu duymuş. O onu söylemiş bu bunu söylemiş benim umrumda değil. Kim ne derse desin. Ben kaybetim kaybedeceğimi. Yoğun bakımda yatıyor benim kızım.

PSİKOLOJİSİ BOZUK PİSLİKLER

Böyle psikoloji bozuk pislikleri insan içine sokmasınlar, tedavi ettirsinler. Bunları normal gören yakınları da tedavi olsun. O pislik girdiği delikte sürünsün, her gün korkuyla. Benim kızım nasıl korkuyla yaşadıysa, o her gün bin katını yaşasın o delikte. Çıkmasın. Hayatı boyunca çıkmasın. Çıkarsa da hakimde iş yoktur, savcıda iş yoktur, poliste iş yoktur. Bunlarda iş yoktur o zaman onlar adaletten anlamıyorlardır” dedi.

Benzer Haberler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.