Uğur Doğan yazdı: Ah be sevgili halkım sahip olduğun gücün farkına bir varabilsen… 

 Uğur Doğan yazdı: Ah be sevgili halkım sahip olduğun gücün farkına bir varabilsen… 

Toplumun siyasetten bu denli uzaklaştırıldığı, korkutulmaya, ayrıştırılmaya çalışılıp,  kutuplaştırıldığı ve yaşanılan ağır ekonomik koşullarda yalnızlaştırılıp çaresiz bırakıldığı bir süreci yaşıyoruz. Böyle bir süreçte siyasetin sadece siyasetçilere ait bir iş olmadığını, halkın yönetilen değil yönetime de katılması gerektiğinin farkına varması gerekiyor artık..!

Şimdi değilse, ne zaman?

Siyaset bugünün ağır ekonomik koşullarında ‘Geçinemiyoruz’ diye haykırmaktır, iş yerlerinde grev gözcüsü önlüğünü giyip fabrika önüne çıkmak, okulda talep ettiğin eğitim standartları için sınıfları terk edip okul bahçesinde toplanmak, esnafsan, indirdiğin kepenge sebebini yazmaktır. Siyaset..!

Hastalandığında ‘ilaç nerede’ diye sorabilmek, toplanan vergilerinin ne olduğunu nereye harcandığını, kimlere peşkeş çekildiğini, eve gelen faturaların yüksekliğini sorgulamak,  devletin tüm kurumlarından herkes için eşit hizmet beklemektir. Siyaset..!

Ülkenin adalete ve hukuka ulaşmasını talep etmek ve denetlemektir. Siyaset,

Buz kesen soğuk kış gecelerinde devletin kurumlarını arayıp evsizlerin ne olacağını sormaktır, sokak hayvanlarının barınması için barınak inşa etmek, bir kap mama bırakmaktır. Sokakta saldırıya uğramış bir kadın çığlığında yardıma koşmak, bir çocuğa eğitim alabilsin diye bilgisayar ve internetini açmak, üniversite öğrencilerinin kapısını çalıp bir tencere ev yemeği vermektir. Siyaset,

Katılamıyorsan bile balkona çıkıp memur, işçi, emekli bütün emekçilerin geçinemiyoruz eylemlerini alkışlamaktır. Ayrımcılığa karşı pencereye LGBTİ+ bayrağı asmak, altı yaşındaki kız çocuklarının istismarına, uğradıkları tacize ses yükseltmek, kendi dilinde bir türküyü ıslık çalıp mırıldanarak gezmek, başka semtin insanına Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayırımı yapmadan selam verip almak ve hal hatır sormaktır. Siyaset,

Ne olacak bu memleketin hali diye dert edinmektir. Siyaset,

Attığımız bir twit, yaptığımız bir şaka, dinlediğimiz müzik ve izlediğimiz filmde, bunca baskı altında soluduğumuz her nefesle beyne giden oksijendedir siyaset. Sözün özü yaşamın ta kendisidir siyaset…

Adını doğru koyalım:

Siyaset sadece bin yüz odalı saraylarda, ceylan derisi turuncu koltuklarda, meclis koridorlarında, gösterişli makam odalarında ve şık takım elbiseler içinde yapılan bir iş, bir meslek değildir. Atanmışlar ve seçilmişler arası sıkıştırılamayacak kadar günümüzün gecemizin, sokağın ve evin içindedir, açlıktan kokan nefesimizdedir siyaset,

Siyaset, aslında ne yaptığının adını koyamayan herkesin uykusuzluğunda, amaçsızlığında, hayalsizliğinde, tükenmişliğindedir.

Söylemeye çekindiğimiz her cümlenin, yazmaktan vazgeçtiğimiz her satırın arkasında yaptığımızın adını siyaset koyamamanın ağırlığı, yükü var. Siyaset, yapmaktan korkanın asıl korkması gerekendir kendi siyasetsizliği.

Biz adını doğru koyarsak, öznesi olduğumuzu, dahil olduğumuzu ve parçası olduğumuzu kabul edersek, ancak bir ucundan tutar omuz verirsek değişecek bu hayat.

Sermaye, yetki, karar, hatta yargı kimin elinde olursa; olsun, milyonlarca insandan yani halktan daha büyük değildir hiçbir irade..! Çalışan üreten bizsek, susturulan, ezilen, sömürülen ve ayrıştırılan bizsek, bu itiraz hepimizinse toplu halde, hep bir ağızdan haykırmamıza bakar bu iş. Hep birlikte örgütlü olup, birlikte mücadele edersek başarırız ancak…

Ah be sevgili halkım şu sahip olduğun gücün farkına bir varabilsen…!  Uyan artık; bu ülkenin gerçek sahibi sen, ben, biz, hepimiziz. Demokrasiyi seçimle seçim sandığı arasına sıkıştırıp, seçimden sonra seçilenlerin yöneten, seçenlerinde yönetilen olduğunu söyleyenlere kulak asma, inanma.(!) Yaşadığın kentin, ülkenin sorunlarına sahip çık, yönetilen değil yönetende biz olacağız diye yönetime ortak ol, Anayasadan aldığın yurttaşlık haklarına sahip çık..!

Sen bugün siyasetin içinde olmaz ve siyaseti sadece kendi oylarınla seçtiğin siyasetçilerin eline bırakırsan ne olur biliyor musun?

Çalışan memura, memur ve işçi emeklisine zam artışı yüzde 30 olur.(!) Senin kendi oyunla seçtiğin faal emekli milletvekilinin zam artışı yüzde 172 olur..!

Daha ne diyeyim…

         Sevgili halkım bak seçim sandığı göründü silkin artık, at artık üzerindeki ölü toprağını, kendine gel, sahip olduğun gücün farkına var artık..!

Şimdi değilse ne zaman…

Bak bu son şansın..! 

         Sevgiyle kalın…

 

 

Benzer Haberler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir